Ceza Yargılaması

11 karar

"Dengesiz" Demek Hakaret Suçu Mudur?
Ceza Yargılaması

"Dengesiz" Demek Hakaret Suçu Mudur?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2025/88 E. · 2025/421 K. · · 22.10.2025

Bu karar, bir kamu görevlisine (Cumhuriyet savcısına) ifade verirken söylenen sözlerin 'hakaret' sayılıp sayılmayacağı ile ilgilidir. Olayda, cezaevinde bulunan bir kişi, SEGBİS (görüntülü bilişim sistemi) üzerinden savcıya ifade verirken sinirlenmiş ve savcıya 'İnsan ol, dengesiz' gibi sözler söylemiştir. Yerel mahkeme bu sözleri hakaret kabul ederek kişiye hapis cezası vermiştir. Ancak dosya Yargıtay 4. Ceza Dairesine geldiğinde, Daire bu sözlerin kişinin onur ve şerefini zedeleyecek boyutta olmadığını, sadece kaba ve nezaket dışı olduğunu belirterek beraat kararı verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu karara itiraz etmiş; bir savcıya görevi sırasında söylenen 'insan ol' ve 'dengesiz' sözlerinin, ölüm tehditleriyle birlikte değerlendirildiğinde açıkça hakaret suçunu oluşturduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık, Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelmiştir. Kurul, söylenen bu sözlerin ifade özgürlüğü ve ağır eleştiri sınırlarında mı kaldığını yoksa hakaret suçunu mu oluşturduğunu, ayrıca SEGBİS kayıtlarının incelenmesine gerek olup olmadığını değerlendirmiştir.

CMK m.308
Silahın Çalıştığı İspatlanmadan Ceza Verilir Mi?
Ceza Yargılaması

Silahın Çalıştığı İspatlanmadan Ceza Verilir Mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2023/48 E. · 2025/425 K. · · 22.10.2025

Bu karar, aracında bulundurma ruhsatlı tabancasını taşıyan bir vatandaş hakkında verilmiştir. Olay günü polis çevirmesinde durdurulan sanık, torpido gözündeki silahını kendi rızasıyla polislere teslim etmiştir. Silahın sadece evde bulundurma ruhsatı olduğu ve dışarıda taşınması yasak olduğu için yerel mahkeme sanığa hapis ve para cezası vermiştir. Karar önce onanmış, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı duruma itiraz etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu dosyayı incelemiş ve çok önemli bir detaya dikkat çekmiştir: El konulan silahın gerçekten çalışıp çalışmadığı (atışa elverişli olup olmadığı) konusunda hiçbir uzman (bilirkişi) incelemesi yapılmamıştır. Yargıtay, bir silahın geçmişte ruhsat almış olmasının, olay anında hala sağlam ve ateş edebilir durumda olduğunu kesin olarak kanıtlamayacağını belirtmiştir. Silah zamanla mekanik olarak bozulmuş olabilir. Çalışmayan, ateş etme özelliği olmayan bir silah ise kanun kapsamında suç aleti sayılmaz. Ceza hukukunda varsayımlarla hareket edilemeyeceği, her şeyin kesin delillerle ispatlanması gerektiği vurgulanarak, eksik araştırma ile verilen ceza kararı bozulmuştur.

CMK m.3086136 m.13TCK m.62
Cezayı Değiştiren Karar 'Direnme' Sayılır Mı?
Ceza Yargılaması

Cezayı Değiştiren Karar 'Direnme' Sayılır Mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2022/143 E. · 2025/429 K. · · 22.10.2025

Bu olayda, bir kişi hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan dava açılmış ve yerel mahkeme sanığa hapis cezası vermiştir. Dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gidince, ilgili Ceza Dairesi delillerin yetersiz olduğunu, şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığını ve sanığın beraat etmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyet kararını bozmuştur. Yerel mahkeme ise sanığın suçlu olduğu yönündeki ilk kararında direnerek tekrar ceza vermiştir. Ancak mahkeme bu direnme kararını verirken, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan yeni bir kanun maddesini uygulamış, ceza miktarını düşürmüş ve ilk kararında hiç bahsetmediği telefon sinyal kayıtları gibi yeni gerekçeler eklemiştir. Dosya son aşamada en üst merci olan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gelmiştir. Kurul, yerel mahkemenin şeklen 'direniyorum' dese de aslında cezayı değiştirdiği ve yepyeni gerekçeler sunduğu için bu kararın hukuken bir direnme kararı değil, sıfırdan verilmiş yeni bir hüküm olduğuna karar vermiştir. Ceza yargılaması kuralları gereği, yeni kurulan bir hüküm doğrudan Ceza Genel Kurulu tarafından incelenemez; öncelikle ilgili Yargıtay ceza dairesi tarafından normal bir temyiz denetiminden geçmesi gerekir. Bu nedenle dosya, esastan incelenmek üzere tekrar Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmiştir.

Şüphe Üzerine Cinayet Cezası Verilir mi?
Ceza Yargılaması

Şüphe Üzerine Cinayet Cezası Verilir mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2023/365 E. · 2025/403 K. · · 15.10.2025

Bu karar, bir cinayet davasında delillerin yetersizliği nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından bozulması ve yerel mahkemenin bu bozmaya direnmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelen bir uyuşmazlığı konu almaktadır. Olayda maktul tasarlanarak öldürülmüş, sanık ise cinayetten birkaç gün sonra diğer şüphelilerle birlikte aynı araçta, sahte kimlik ve silahlarla yakalanmıştır. Yerel mahkeme, sanığın sahte kimlik kullanmasını ve diğer faillerle aynı araçta yakalanmasını tesadüf olarak görmemiş ve cinayete iştirak ettiğine kanaat getirerek müebbet hapis cezası vermiştir. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın cinayet anında orada olduğuna veya suça doğrudan katıldığına dair kesin, somut ve görgüye dayalı bir delil bulunmadığını, tanık ifadelerinin sadece duyuma dayandığını belirterek beraat etmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemenin kararında direnmesi üzerine dosya Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Kararda, ceza hukukunun en temel prensiplerinden olan ispat kuralları ve vicdani kanaatin somut delillere dayanması gerektiği vurgulanmaktadır. Sadece şüpheli bir durumun varlığı, kişinin ağır bir suçtan mahkûm edilmesi için yeterli, her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delil olarak kabul edilmemiştir.

CMK m.307
Sanığa Son Söz Verilmeden Ceza Verilebilir mi?
Ceza Yargılaması

Sanığa Son Söz Verilmeden Ceza Verilebilir mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2023/253 E. · 2025/422 K. · · 22.10.2025

Bu karar, ceza davalarındaki yargılama usulüyle ilgili çok önemli bir kuralı hatırlatıyor. Olayda bir sürücü, yaya geçidindeki birine çarparak ölümüne neden olmuş ve yerel mahkeme ceza vermiştir. Yargıtay, cezanın daha ağır bir kusur olan 'bilinçli taksir' üzerinden verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Yerel mahkeme kendi kararında direnince dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Ancak Genel Kurul, kazanın nasıl olduğuna geçmeden önce mahkemenin yaptığı büyük bir usul hatasını tespit etmiştir. Mahkeme, son duruşmada savcıdan davanın esasına dair son görüşünü (mütalaa) almamış, sanığa ve avukatına son savunmalarını yapma hakkı tanımamış ve en önemlisi karar açıklanmadan önce sanığa 'son sözünü' sormamıştır. Yargıtay, ceza yargılamasında sanığa son sözün verilmesinin ve savcının net bir görüş bildirmesinin zorunlu olduğunu, aksi durumun 'savunma hakkının kısıtlanması' anlamına geleceğini belirtmiştir. Bu nedenle, mahkemenin kararı esasa girilmeden, sırf bu usul hataları yüzünden bozulmuştur.

CMK m.307CMK m.190CMK m.206
Temyiz İtirazı Savcılık Görüşünde Unutulursa Ne Olur?
Ceza Yargılaması

Temyiz İtirazı Savcılık Görüşünde Unutulursa Ne Olur?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2024/443 E. · 2025/414 K. · · 22.10.2025

Bu karar, 'görevde yetkiyi kötüye kullanma' suçundan yargılanan iki kişiyle ilgilidir. Yargıtay ilgili ceza dairesi, bu kişiler hakkında hapis cezası vermiş ve 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına' (HAGB) karar vermiştir. Sanıkların avukatları bu karara itiraz ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Temyiz incelemesi için dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Ancak Kurul, esasa dair bir inceleme yapmadan önce usule ilişkin önemli bir eksiklik tespit etmiştir. Kural olarak, Yargıtay'da temyiz incelemesi yapılmadan önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayla ilgili hukuki görüşünü bildirdiği bir belge (tebliğname) hazırlaması zorunludur. Bu dosyada Başsavcılık bir tebliğname hazırlamış, ancak sadece bir sanığın avukatının itirazlarını değerlendirmiş, diğer sanığın avukatının itirazları hakkında hiçbir görüş bildirmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tüm temyiz edenlerin itirazlarının bu belgede değerlendirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, eksiklik giderilmeden temyiz incelemesine geçilemeyeceğine karar vererek, diğer sanığın itirazlarının da değerlendirildiği 'ek bir tebliğname' hazırlanması için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına geri göndermiştir.

CMK m.231
Seri Muhakeme Usulü Geçmiş Suçlara Uygulanır Mı?
Ceza Yargılaması

Seri Muhakeme Usulü Geçmiş Suçlara Uygulanır Mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2023/172 E. · 2025/426 K. · · 22.10.2025

Bu karar, ceza davalarında cezayı yarı yarıya indiren 'seri muhakeme usulü'nün geçmişte işlenen suçlara nasıl uygulanacağıyla ilgilidir. Olayda sanık, 2015 yılında yasaklı bıçak taşıma, hakaret ve polise direnme suçlarını işlemiştir. Yıllar sonra, yasaklı bıçak taşıma suçu için ceza indirimi sağlayan seri muhakeme usulü kanunlarımıza girmiştir. Ancak 2021 yılında kanuna, 'Eğer bu suç, seri muhakeme kapsamına girmeyen başka suçlarla (örneğin hakaret) birlikte işlenmişse, bu indirimli usul uygulanmaz' şeklinde yeni bir kural eklenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın suçu 2015 yılında işlediğini, 2021'de getirilen bu yeni kuralın sanığın aleyhine (zararına) olduğunu belirtmiştir. Ceza hukukunda sanığın aleyhine olan kanunlar geçmişe yürütülemez. Bu nedenle Yargıtay, sanığın işlediği yasaklı bıçak taşıma suçu için, yanındaki diğer suçlara bakılmaksızın seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiş ve eski hükmü bozmuştur.

7188 m.31CMK m.2507331 m.22
Savcının Mütalaası Eksik Olursa Karar Bozulur Mu?
Ceza Yargılaması

Savcının Mütalaası Eksik Olursa Karar Bozulur Mu?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2025/160 E. · 2025/433 K. · · 30.10.2025

Bu olayda, kasten adam öldürme suçundan yargılanan bir sanığa yerel mahkeme müebbet hapis cezası vermiş ve halk arasında 'iyi hal indirimi' olarak bilinen takdiri indirimi uygulamamıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi ise sanığın polise teslim olması, suç aletini vermesi ve mahkemedeki tutumu ile pişmanlığını dile getirmesi gibi nedenlerle bu indirimin yapılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Yerel mahkeme ilk kararında direnince dosya en üst merci olan Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Kurul, indirimin yapılıp yapılmaması gerektiği konusuna hiç girmeden usul yönünden çok önemli bir eksiklik tespit etmiştir. Mahkeme, direnme kararı vermeden önce savcıdan davanın esasına ilişkin son görüşünü (mütalaasını) sormuştur. Ancak savcı, sadece Yargıtay'ın bozma kararına neden uyulmaması gerektiğini anlatmış, sanığın hangi kanun maddelerine göre cezalandırılması gerektiğini açıkça belirten kurallara uygun bir mütalaa sunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, savcının kanun maddelerini açıkça gösteren geçerli bir son görüşü alınmadan karar verilmesinin sanığın neyle suçlandığını tam bilip savunma yapmasını engellediğini, yani savunma hakkını kısıtladığını belirtmiştir. Bu nedenle karar, esas konu incelenmeden sırf bu usul hatası yüzünden bozulmuştur.

CMK m.307TCK m.81TCK m.53
Hapis Cezası Artmazsa Karar Yargıtay'a Gider mi?
Ceza Yargılaması

Hapis Cezası Artmazsa Karar Yargıtay'a Gider mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2023/599 E. · 2025/438 K. · · 30.10.2025

Bu karar, göçmen kaçakçılığı suçundan ceza alan bir sanığın yargılama sürecindeki temyiz hakkıyla ilgilidir. İlk derece mahkemesi sanığa 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası vermiş, suçta kullanılan aracın ise müsadere edilmemesine (el konulmamasına) hükmetmiştir. İstinaf mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) bu kararı incelemiş, hapis cezasını aynı bırakmış ancak para cezasını 41.660 TL'ye çıkararak aracın da müsadere edilmesine karar vermiştir. Sanık avukatı bu kararı Yargıtay'a taşımış ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararı onamıştır. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu duruma itiraz etmiştir. Başsavcılığın itiraz gerekçesi şudur: Kanuna göre, istinaf mahkemesi 5 yıl veya daha az olan hapis cezasını artırmamışsa, bu karar kesindir ve Yargıtay'da temyiz edilemez. Para cezasının artırılması veya araca el konulması kararı, bu kesinlik kuralını değiştirmez. Bu nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hapis cezası artırılmadığı hâlde sadece para cezası artırılan ve araca el konulan istinaf kararlarının temyiz edilip edilemeyeceğini değerlendirmiştir.

CMK m.3086545 m.787035 m.20
Zamanaşımı Dolduğunda Beraat Verilebilir mi?
Ceza Yargılaması

Zamanaşımı Dolduğunda Beraat Verilebilir mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2024/186 E. · 2025/437 K. · · 30.10.2025

Bu karar, tarihi bir yapıya (Kleopatra Kapısı) boyayla yazı yazarak kamu malına zarar verdiği iddia edilen bir kişiyle ilgilidir. Yerel mahkeme sanığın beraatine (suçsuzluğuna) karar vermiş, ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yerel mahkeme beraat kararında direnince dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Kurul, sanığın suçlu olup olmadığını incelemeden önce davanın süresinin (zamanaşımının) dolup dolmadığına bakmıştır. Kanuna göre bu suç için dava açma ve yargılamayı bitirme süresi 8 yıldır. Sanığın mahkemedeki son sorgusu 2014 yılında yapılmış ve aradan 8 yıldan fazla zaman geçmiştir. Yargıtay, sürenin dolması nedeniyle davanın esasına giremeyeceğini belirtmiştir. Karardaki en önemli hukuki tartışma şudur: Süre dolduğunda mahkeme beraat mi vermelidir yoksa davayı düşürmeli midir? Yargıtay, daha önceki bazı kararlarından dönerek eski kurala geri dönmüştür. Buna göre; eğer ortada hiç araştırma gerektirmeyen, fiilin suç olmaması gibi çok net bir derhal beraat durumu yoksa, zamanaşımı dolduğunda sanık hakkında beraat değil, davanın düşmesi kararı verilmelidir. Sonuç olarak, süre dolduğu için dava düşürülmüştür.

6545 m.656545 m.1521412 m.253
Gerekçesiz ve Mütalaasız Ceza Kararı Bozuldu
Ceza Yargılaması

Gerekçesiz ve Mütalaasız Ceza Kararı Bozuldu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 2023/275 E. · 2025/446 K. · · 30.10.2025

Bu olayda, bir alacak meselesi yüzünden sanığın başkalarını azmettirerek mağduru tehdit edip zorla senet imzalatmaya çalıştığı iddia edilmiştir. Yerel mahkeme ile Yargıtay arasında, bu eylemin 'yağmaya teşebbüs' mü yoksa 'tehdit' mi olduğu konusunda anlaşmazlık çıkmıştır. Yerel mahkeme kendi kararında direnince dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Ancak Genel Kurul, işin esasına girmeden önce yargılama usulünde iki büyük hata tespit etmiştir. Birincisi, duruşma biterken savcının davanın esası hakkındaki son görüşü (mütalaası) usulüne uygun alınmamıştır; savcı sadece 'direnelim' demiş, suçun detaylarına dair görüş bildirmemiştir. Bu durum sanığın savunma hakkını kısıtlar. İkincisi, mahkemenin yazdığı gerekçeli kararda, sanığın bu suçu işlediğinin hangi delillerle kanıtlandığı hiç açıklanmamıştır. Anayasa ve kanunlar gereği mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yargıtay, bu iki usul hatası nedeniyle yerel mahkemenin kararını esasa girmeden bozmuştur.

TCK m.38CMK m.307