Tahliye Kesinleştikten Sonra Yeni Sözleşme İddiası Geçerli Mi?

Tahliye Taahhüdü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8306 E. · 2011/8954 K.

Karar Tarihi: 15.07.2011

30 Saniyelik Özet

Bu dava, bir kiracının tahliye sürecini durdurmak için açtığı tespit davasıdır. Kiracı, mülk sahibiyle 2005 yılından beri devam eden bir kira ilişkisi olduğunu, ancak daha sonra bir tahliye taahhütnamesi imzaladığını belirtmiştir. Mülk sahibi bu taahhütnameye dayanarak tahliye işlemi başlatmış ve süreç kesinleşmiştir. Ancak kiracı, tahliye kesinleştikten sonra mülk sahibiyle anlaştıklarını, kirayı %50 artırarak 2008 yılı için yeni bir sözleşme yaptıklarını, hatta senetler verip ilk taksiti ödediğini iddia etmiştir. Mülk sahibinin sonradan bu anlaşmadan vazgeçtiğini belirten kiracı, yeni sözleşmenin geçerli olduğunun ve eski tahliye taahhüdünün iptalinin tespitini istemiştir. Yerel mahkeme kiracının bu talebini reddetmiştir. Yargıtay da yerel mahkemenin kararını doğru bularak onamıştır. Bunun üzerine kiracı karar düzeltme yoluna başvurarak Yargıtay'dan kararını yeniden gözden geçirmesini talep etmiştir. Yargıtay, kanunda belirtilen karar düzeltme sebeplerinin hiçbirinin bu dosyada bulunmadığını belirterek kiracının talebini reddetmiş ve dosyayı kesin olarak kapatmıştır.

Tahliye Kesinleştikten Sonra Yeni Sözleşme İddiası Geçerli Mi?

Bu Karar Ne Diyor?

Bu karar, hakkında kesinleşmiş bir tahliye kararı bulunan kiracının, ev sahibiyle sonradan yeni bir kira sözleşmesi yaptık iddiasıyla açtığı davanın reddedilmesini ve Yargıtay'ın bu ret kararını kesinleştirmesini ifade etmektedir. Yargıtay, kiracının karar düzeltme talebini kanuni şartları taşımadığı gerekçesiyle reddetmiştir.

Olayın Özeti

Kiracı, verdiği tahliye taahhüdü nedeniyle başlatılan icra takibi kesinleştikten sonra, ev sahibiyle yeni bir kira sözleşmesi yaptıklarını ve senetler verdiğini iddia ederek tahliyenin durdurulması ve yeni sözleşmenin tespiti için dava açmıştır.

Hukuki Sorun

Kesinleşen tahliye taahhüdü sonrasında taraflar arasında yeni bir kira ilişkisi kurulup kurulmadığının tespiti ve Yargıtay'ın onama kararına karşı yapılan karar düzeltme talebinin kanuni şartları taşıyıp taşımadığıdır.

Gerekçe

Yargıtay, davacı kiracının karar düzeltme talebinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan sınırlı ve istisnai sebeplerden hiçbirine uymadığını tespit etmiştir.

Sonuç

Davacı kiracının karar düzeltme talebi reddedilmiş, kararın kesinleşmesine ve davacıdan para cezası alınarak Hazine'ye kaydedilmesine hükmedilmiştir.

Avukat İçin Teknik Özet

Davacı kiracı, icra takibine konu edilip kesinleşen tahliye taahhütnamesinden sonra kiralayan ile yeni bir kira akdi yapıldığını, senetler tevdi edildiğini ileri sürerek yeni akdin tespiti ve tahliye takibinin iptali talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay 11. HD tarafından onanmıştır. Davacı vekilinin karar düzeltme talebi, HUMK m. 440'ta tahdidi olarak sayılan sebeplerden hiçbirini ihtiva etmediğinden HUMK m. 442 gereğince reddedilmiş ve takdiren para cezasına hükmedilmiştir.

İlgili Kanun Maddeleri

  • 3506 m.442/3

İlgili Konular

Benzer Kararlar

Konuyla ilgili içtihat temaları

Sık Sorulan Sorular

Yanıtlar yapay zekâ ile üretilir, bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Tahliye taahhüdü işleme konulduktan sonra yeni sözleşme yapıldığı iddia edilebilir mi?
İddia edilebilir ancak bunun geçerli ve yazılı delillerle ispatlanması gerekir. İspatlanamazsa tahliye işlemi devam eder.
Karar düzeltme nedir?
Yargıtay'ın verdiği onama veya bozma kararlarına karşı, kararda maddi bir hata veya eksiklik olduğu iddiasıyla başvurulan istisnai bir kanun yoludur.
Karar düzeltme talebi reddedilirse ne olur?
Talep reddedilir, karar kesinleşir ve talepte bulunan kişiye kanun gereği bir miktar para cezası kesilir.

Kaynak

15.07.2011